Bisiklet Life' a hoşgeldiniz - 24 Haziran 2017, Cumartesi

BİSİKLET VE GELECEĞİMİZ

25 Mayıs 2014

bisiklet ve doğa

Dağ bisikleti aldığımda acaba hata mı ettim? diye düşünmüştüm ama sonraları anladım ki çok isabetli bir karar vermişim. Dağ bisikletini kullanmak için illa dağa çıkmaya gerek yokmuş, şehrin içi de yeterli tatmini sağlıyormuş.

Tabi bu işin esprisi bir yana özellikle büyük şehirlerde yolların, geçen motorlu araçlar tarafından yıpranması sonucu oluşan çatlak, çökük, tümsek gibi deformasyonları nedeniyle çoğunlukla en sağ şeridi kullanan biz bisiklet kullanıcılarına sıkıntılı ve tehlikeli durumlar yaşatmaktadır.

Sağ şeritte bulunan otobüs durakları, park yerleri, mazgallar, telefon hatları vb. amaçlar için yapılmış kapaklar, zaten dar olan ulaşım yollarında normal trafik seyir halindeyken bisiklet sürenler için adeta kazaya birer davetiye olmaktadır.

Dünyanın birçok kentinde bisiklet yollarının olması bu kentlerde sürücünün hatalı sürüşleri dışında dış etkenlerden kaynaklı yaralanmaları ve ölümlü kazaları yok denecek kadar az bir düzeye indirmektedir.

Erkek kullanıcılar genellikle adrenali bayanlara göre daha çok sevdikleri için şehirde karşılaşılan zorlu durumlara kolay adapte olabilmektedir. Ancak bayan kullanıcılar söz konusu durumlarla karşılaştıklarında bisiklet sürmekten vazgeçmekte ya da sadece trafiğe kapalı alanları tercih etmektedirler.

Gelişmiş ülkelerde bisiklet hemen hemen hayatın her alanında yer edinmişken bizim ülkemizde çoğunlukla sahil kenarlarında ya da parklarda sürülen bir araç olarak yer alır. Genellikle bisiklet sürülen kentlerde şehrin coğrafi yapısı düz ise bisiklet kullanımının yaygın olduğu, eğimli ise genellikle nadir olduğu görülmektedir. Özellikle İstanbul ve Ankara gibi metropol kentlerde yapısal olumsuzluklar nedeniyle bisiklet kullanımı maalesef hak ettiği ilgiyi bulamamaktadır.

Oysaki yurt dışındaki pek çok kentte devlet yöneticileri de dâhil olmak üzere bisikleti ulaşım aracı olarak kullanır. Ve o yerin coğrafi yapısının bisiklet kullanımını zorlaştırdığı durumlar için de devlet tarafından özel parkurlar yapılmıştır.

Bir ülkenin bisiklet kullanımına göre yollarını düzenlemesi ona verdiği önemi gösterir. Bisiklete önem vermek demek aynı zamanda dünyaya, yaşama, çevreye, geleceğe önem vermek demektir. Çünkü gelişen teknoloji, artan nüfus ve buna bağlı olarak kullanılan araç gereçlerin artması sonucu dünyamız artık eskisinden çok çok daha kirli ve sıcak.

Motorlu araçların çıkardığı zehirli gazlar atmosferi geri dönüşü olmaz bir şekilde etkilemektedir. Gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünya bırakmak için artık herkesin sorumluluk alması gerekmektedir. Dünya değiştikçe bozulan hayat şartlarımız içersinde maruz kaldığımız; iş stresi, obezite, ekonomik sıkıntılar, sağlıksız yaşam koşulları vb. pek çok etken sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Oysaki elimizde bu durumu tersine çevirebilecek imkânlar varken kullanılmaması ne kadar üzücü değil mi?

Elbette bu durumu değiştirecek birçok alternatif var, bunlardan biri de bisiklettir. Kabaca örnek vermek gerekirse, motorlu taşıtların daha az kullanılması, atmosfere karışan zehirli gazların azalmasına; atmosferin doğal dengesinin korunması sonucu, küresel ısınmanın kontrol altına alınmasına neden olacak, böylece dengeli hava şartlarıyla dört mevsim olması gerektiği gibi yaşanacak ve kuraklık engellenecektir.

Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanan insanlar; aynı zaman da spor yapmış olduklarından beden kitle indekslerini korumuş olacaklar. Ayrıca bisiklet sürmenin insan vücudu ve hormonları üzerindeki olumlu etkileri sonucu daha sabırlı, sevecen, mutlu kişilikler gelişecek, iş stresi yol esnasında eriyip giderken eve geldiğinde kafası dinlenmiş insanlar olacak.

Sürüş esnasında sıfır karbon salınımı sayesinde bol oksijen alıyor olmak zihnimizi açacak bizi dinçleştirecek.

Gelecek nesillere güzel bir dünya bırakacak olmanın ve çevreyi koruyarak onunla dost olmanın verdiği gönül rahatlığıyla yaşıyor olacağız.

Genel olarak toparlayacak olursak bu hususta bisiklet severler olarak kendi çapımızda oluşturduğumuz gruplar sayesinde yaptığımız toplu turlar ve etkinlikler, insanların dikkatini çekmekte ve cesaretini toplayan, çocukluğunu özleyen, doğayı seven herkes yavaş yavaş aramıza katılırken, giderek artan bu kitleyi memnun edecek bir girişimin yapılmasında yetkililere önemli görevler düşmektedir.

Bu yazı ile konuyu bir kez daha dile getirmek ve farkındalık yaratmak istedim. Sesimizin duyulması ve bisikletin hak ettiği değeri bulması dileğiyle…

Yazarın Son Yazıları

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz